Antrenman Nedir? Tanımı, İlkeleri ve Antrenörlük Bilimi

Antrenman, zor şartlara uyum ve belirli bir amaca yönelik çalışmalar olarak tanımlanabilir. En kabul görmüş antrenman tanımlarındandır. Antrenmanı en iyi açıklayan tanımlara göz atalım.
Matveyev, sporcunun sistematik ve pedagojik olarak organize olmuş bir şekilde gelişiminin kontrol edildiği çalışmalara antrenman demiştir.
Sistematik – pedagojik – organize – gelişim kontrolü.
Sistematik-planlı, metabolik-fizyolojik cevapları hedefleyen, organize-günlük hayatı organize etmek, gelişim kontrolü ise testleme ve bireysel antrenmanı hedef alır. Bütüncül yaklaşımlar içinde antrenmanı tanımlayan en iyi ifadedir diyebiliriz.
Pedagoji buradaki anlamıyla çocuk bilimi şeklinde değil, eğitim bilimi şeklinde kullanılmıştır. Paidagogeo; paid çocuk anlamında, ago bilim anlamındadır. Asıl anlamı çocuk bilimidir. Çocuk eğitim bilimi demek ise yanlış olmaz.
Hayatı organize etmek antrenmanın en önemli özelliğidir. Antrenmanın pedagojik boyutu, eğitimi ve entelektüel olarak geliştirme fonksiyonunu içerir. Organize olmuşluk; antrenman saati, kalori hesabı, dinlenme gibi tüm günün planlamasını belirtir. Gelişimin kontrolü, antrenmana verilen cevabın ve form durumunun denetlenmesi şeklinde değerlendirilebilir. Bu, test sonuçlarının gözlemiyle daha belirgin hâle gelir. Ama asıl önemlisi, bilimsel materyallerle evrensel olarak bir değer kazanır.
"Egzersizin nasıl değil, ne için yapıldığını bilmek önemlidir" ile ilgilenir.
Anglo-Sakson dünyanın bilim insanlarından olan Frank Dick, tanımında "kişinin yaşadığı yaşam biçiminin baskı ve zorluklarına başarılı bir uyum sağlamak için uygulanan kontrollü alıştırmalardır" der. Burada alıştırma, antrenman biriminin en küçük parçasıdır. Set, hareket veya hedeflenen ardışık istasyonlar olabilir.
Dick, tanımında yaşam biçimi kavramının üstünde durur ve antrenmanın spor salonuna girince başlanan ve çıkınca biten bir durum olmadığını vurgular. Ayrıca diğer tanımlarda vurgulanmayan antrenmanın boyutlarını dile getirir. Baskı ve zorlanmalara karşı kontrollü alıştırmalar ise miktar, süre, içerik, şekil ve organizmaya yaptığı etkileri inceler. Böylece metabolik cevapların ve egzersiz karakterini şekillendirdiği bir yapı olarak betimler.
Alman ekolünün ünlü spor bilimcisi Beyer ise "fiziksel performans kapasitesinin artırılması için alınan tüm tedbirlerdir" der. Kavramların her yerde işlemesi ve tüm sistemleri kapsaması açısından önemlidir. Ne kadar geniş olursa o kadar faydalı ve işe yarar görünmektedir. Antrenman kavramının tüm özelliklerini tek bir tanımda açıklamak zordur. Bununla beraber antrenmanın tanımını yapanlar genelde spor bilimciler, fizyoloji uzmanları ve pedagoglar olmuştur.
Antrenörlerin ve saha uygulayıcılarının üstünde uzlaştığı bir "Antrenman budur" tanımı yoktur.
Eğer olsaydı, iki ekolün farklılıklarını daha belirgin olarak görebilir ve antrenörlerin gözünden de yorum yapabilirdik. Batı ve doğu dünyasının spor bilimcileri böyle bir tanım yaparken, iki ekolün antrenörleri de böyle bir tanımlama yapmamıştır.
Antrenmanın İlkeleri
Her hareket ve egzersizin metabolizma ve vücut üzerindeki etkileri farklı olduğundan, bu farkları yaratan etmenlere denir. Bunlar hareketin veya antrenmanın sıklığı, miktarı — miktar derken hacim ve kapsam olarak farklı değerlendirilebilir. Ayrıca süre de yine metabolizmanın cevabını belirler.
Miktar (hacim, kapsam)
Şiddet
Sıklık
Süre
Burada kapsam antrenman süresini içerebildiğinden; hacim, şiddet, sıklık antrenmanın ilkeleri olarak da görülebilir.
Antrenman yükünü ve bunu belirleyen faktörlerin karşı kutbunda ve sınırlayıcısı olarak yorgunluk durur. Yorulmanın fizyolojisini kısaca açıklamak gerekirse, dış yüklenmelerin iç değişimler yaratmasıdır. Bu iç değişimler homeostatik dengeyi bozmakta ve vücut buna karşı direnmektedir. Bu yapı yorgunluk olarak tanımlanır. Laktik asit, metabolik artıklar şiddeti yüksek antrenmanlar sonucu büyük oranlarla ortaya çıkar. Bunlar vücut pH'ını düşürür ve homeostatik dengeyi bozar. Diğer tüm motorik özellikler termodinamik yasasına uygun şekilde enerji tüketir ve vücut bu depoları doldurmaya çalışır. Tüm bu süreç metabolizma üzerinde bir stres yaratır. Tüm streslere farklı cevaplar verilmekle beraber ortak olan tek şey, homeostatik dengenin korunması ve yapının devamlılığının sağlanması refleksidir.
Caner Açıkada antrenmanın ilkelerini;
Özel olma,
Yüklenme, yorgunluk ve uyum,
Geriye dönüş,
Giderek artan,
Çeşitlilik,
Alternatif,
Periyotlama
başlıklarıyla ele almıştır. Bu tanımlamaları 16 yaş ve üstü sporcular için belirlemiş ve klasik olarak öğretilen 4 maddelik antrenman ilkeleri maddelerini tekrar yorumlamış, ayrıca kitabında temellendirmiştir. 16 yaş altı gruba ise farklı bir ilkeler listesi belirlemiştir.
İç ve Dış Yüklenme Miktarları
Hareketin şiddeti, sıklığı, süresi, miktarı ve türü gibi dış faktörlere bakarak iç yüklenmenin miktarını tahmin edebiliriz. İç yüklenmenin miktarını belirlemek bugünkü teknolojiyle zordur. Metabolik yükü belirlemek için özellikle İtalyan spor bilimcileri ve fizyologları ciddi çalışmalar ve buluşlar yapmışlardır. Bu konuyu daha sonraki yazılarımızda anlatırız. Konudan fazla kopmadan biraz da antrenörlüğe değinelim.
Antrenörlük nedir ?
Antrenörlük, gözlem, inceleme ve uygulama üzerine oturan bir bilim dalıdır. Uygulama yönü, planlama ve liderlik özelliklerindeki farklılıkla ise sanat olarak yorumlanabilir. Başarı ise gözlem, inceleme ve uygulamanın koordinasyonuna ve toplam kalitesine bağlıdır.
Bilimsel bir metot olarak antrenörlük, gözlemin en fazla ihtiyaç duyulduğu alanlardandır. Gözlemin değerlendirilmesinde baskın iki yol vardır. Birincisi önceki tecrübeler, diğeri ise bilimsel analizden yararlanmaktır. Sporcuyu takip etmek antrenmanın bireysellik yönüne katkıda bulunur. İnceleme, teknik-taktik ve form durumunu analiz etmek anlamına gelir. Uygulama ise planlama, antrenman bilgisi ve saha pratiğini içerir. Özellikle futbolda görülen teknik ekiplerin büyümesini yukarıdaki tabloya göre değerlendirirsek, bilimsel yorum yapabilen antrenör sayısının azlığından dolayı ekipler değişmek yerine büyümek yoluyla bu yorumlara ulaşmayı hedefler. Subjektif ve bilimsel yorum arasında ibre gittikçe bilimsel yorum ve analize kaymaktadır.
Gözlem, İnceleme ve Uygulama
Bu üç başlık önemli olsa bile bunların alt başlıkları daha önemlidir. Gözlem subjektif olsa bile inceleme objektiflik ister. Bunu uygulamak ise içgüdüsel analiz, tecrübe durumu ve bilimsel analizin toplam kalitesine bağlıdır. Bunları aynı potada eritmek sanat olarak adlandırılabilir.
Fatih Özkan
Kaynakça
- Matveyev, L. (1981). Fundamentals of Sports Training. Moscow: Progress Publishers.
- Dick, F. W. (2014). Sports Training Principles: An Introduction to Sports Science (6. Baskı). London: Bloomsbury Publishing.
- Açıkada, C. (2018). Antrenman Bilimi: Antrenman İlkeleri, Periodizasyon ve Form Antrenmanları. Ankara: Spor Yayınevi.
- Sevim, Y. (2002). Antrenman Bilgisi. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
- Muratlı, S., Kalyoncu, O. ve Şahin, G. (2001). Antrenman ve Müsabaka. İstanbul: Yalım Yayıncılık.











