instagramInstagram

Makineler Çağı Bitti mi?

blog-topic

Sportif performans antrenmanlarının amacı motorik özellikleri geliştirerek hedefe doğru kendinizi, çaliştirdığınız sporcuyu yada takımı taşımaktır.

Sağlık için spor hedefi ile yapılan antrenmanlarda ise hedefler daha da çeşitlenir. Fitness salonuna gitme sebebimiz yağ oranını düşürmek, kuvvetimizi arttırmak, yaşam kalitemizi arttırmak, duruş(postür) bozukluklarını bir nebzede olsa düzeltmek, belki birazda sosyalleşmek.

Salonlarda genellikle eğitmenlerden alınan programlar makinelerde uygulamaya yönelik verilmektedir. Bu uygulama eğitmenlerin bilgisizliği veya üşengeçliğinden değil, fonksiyonel ekipmanlarla çeşitli varyasyonlar içeren programların tek başına uygulama için verimli olmadığından ve kalabalık yönetiminden kaynaklıdır. Makinelerde uygulatılan programlar kişinin hareketleri öğrenme sürecini kısaltarak yardıma ihtiyaç duyma sıklığını azaltmaktadır. Zira makinelerle ilgili genellikle sorulacak sorular ‘’ağırlık nereden ayarlanıyor’’un dışına çıkmaz.

Bu durum spor salonlarının işleyişi için doğru yöntem olsa da makinelerde antrenmanın verimine dair bazı gerçekler var.

Eklem hareketlerinde vestibuler sistem(iç kulak reseptörleri)visuel sistem(görsel duyu) ve derin duyu algisi (Proprioception) dengemizi saglayan sistemlerdir. Hepsinin bir görevi, hepsinin birbiri ile baglantisi ve koordinasyonu vardır.Bu denge sistemlerinden proprioseptif duyu, derin duyu algısı olarak adlandırılır .Bu duyu eklem ve tendonlarda bulunan özelleşmiş reseptörlerin sürekli olarak vücut pozisyonu ile ilgili merkezi sinir sistemine bilgi göndermesi ile çalışan bir mekanizmadır. Makinalarda yaptığımız hareketlerde bu duyumuzu yeterli miktarda geliştiremeyiz. Çünkü hareketer sabit açılarda ve sadece hedeflenen eklemin hareketi ile yapılarak denge fonksiyonundan istenilen düzeyde faydalanılamaz.Kuvvet antrenmanında konu sadece ağırlıkları yerinden oynatmak değildir.

Derin duyu algimizi günlük hayatta kullaniriz fakat özellikle sportif perormans sırasında kullanımı artarak teknik becerimize etki eder ve bizi sakatlıklardan korur. Normal bir insanin anlayamadigi hayret ettigi, basketbolcuların enteresan yerlerden 3` lük atmasi veya kaleye bakmadan atılan fantastik goller bu duyunun sonucudur.Burada derin duyu algisi (uzay-mekan –pozisyon algisi) koordinasyon ve neredeyse tüm diger motor beceriler devrededir Ancak uzaysal pozisyon algısı teknik beceri ile birleşerek sporcuyu sonuca götürür.

Sportif performans hedefleyen sporcular için makinalar yerine serbest ağırlık ile fonksiyonel hareketler teknik becerinin sahada uygulanabilmesi çok önemlidir. Aynı şekilde sağlık için spor hedefi ile spor salonlarına gidenlerin de sadece araba kullanıp akşam uyumadığını varsayarak günlük yaşam aktivitelerinde spor için harcadığı zaman ve paranın karşılığını tam olarak bulabilmesi ve sakatlık riskini azaltması için makinalar yerine serbest ağırlıklar ile çalışması daha doğru olacaktır.

Sonuç olarak spor salonlarındaki makinaların hiçbir işe yaramadığını söylemek ve bunca yatırımı çöp olarak görmek istemiyoruz. Sedanter birinin sporla ilk tanışmasında makinaların yardımı yok sayılamaz. Ancak sadece makinalara bağımlı çalışmak antrenmanlar sonunda istediğimiz o kaslı vücudu bize sağlayabileceği gibi bu kaslı vücudumuz halısaha maçında sakatlandığımızda veya düz yolda yürürken düşerek bir sakatlık yaşadığımızda kolaylıkla bizi yanlız bırakıp gidebilir.