Kafein ile genetik özelliklerimiz arasında bir bağ var mı ?

Kilogram başına 4-6 mg kafeinin performansı artırdığı bilinen bir şey. Hatta sadece antrenman öncesinde değil, antrenman sırasında da alımın sürdürüldüğünde nasıl sonuç verdiğine dair çalışmalar mevcut. Özellikle dayanıklılık performansına etkileri öne çıkıyor. Ama asıl ilginç soru şu: bu etki herkeste aynı mı?

Kafein performansı ne kadar artırıyor?
Yıllar içinde yapılmış onlarca çalışma, kafein alan grupların plasebo grubuna göre performansını yüzde olarak karşılaştırıyor. Tabloda iki grup çalışma var: antrenmandan önce kafein alındığında performansın ne kadar arttığını inceleyenler ve kafeinin hem öncesinde hem antrenman sırasında alındığı durumu inceleyenler. Sonuçların dağılımı geniş; bazı çalışmalarda etki neredeyse sıfırken bazılarında %15'in üzerine çıkıyor. Bu dağınıklık, yazının asıl konusu.

Antrenman sırasında da kafein alımının devam etmesi halinde performans artışı çok belirgin şekilde yüksek çıkıyor.

Peki neden herkeste aynı sonucu vermiyor?
Bisikletçiler üzerinde yapılan dayanıklılık çalışmalarında kilogram başına 4 mg, 2 mg kafein alan ve hiç almayan gruplar değerlendirildi. Bu kez farklı bir şey yapıldı: sporcuların çeşitli gen örnekleri belirlendi ve sonuçlar bu perspektiften okundu. Ortaya çıkan tablo şu: kafein, HTR2A ve CYP1A2 genleri ile doza bağlı olarak etkileşime girdiğinde daha etkili oluyor. Yani kafein herkes için aynı dayanıklılık performansı etkisini göstermeyebilir; bu iki genin aktif hale gelmesi, kafeinin dayanıklılık performansını artırdığını gösteriyor. Kafeinin genel etkileri, uygun doz ve zamanlama için kafein alalım mı, kahve içelim mi yazısına bakabilirsiniz.

Bu iki gen ne yapıyor?
HTR2A bir serotonin reseptörüdür. Kas kasılma mekanizmasında rol oynar; kalsiyum iyonlarının hücre içi salınımını destekleyen mekanizmaları aktive eder. Sinirsel ve bilişsel aktivitelerde, algı ve biliş durumlarında aktiftir. Düz kas kasılmalarında rol alır ve damar daralmasında etkilidir.
CYP1A2 enzimi ise doğrudan kafeini metabolize eder. Kahve, bu enzim tarafından metabolize edilen önemli bir kafein kaynağıdır. İşin püf noktası varyantlarda: CYP1A2 1A için homozigot olan bireyler kafeini hızlı metabolize ederken, CYP1A2 1F varyantını taşıyanlar yavaş metabolize ediyor. Söz konusu çalışmada CYP1A gen i incelenmiştir. Aynı fincan kahvenin iki kişide neden bambaşka etki yarattığının cevabı büyük ölçüde burada.

Kafeinin diğer motorik özelliklere katkısı nedir?
Michael ve arkadaşlarının 2018'de yaptıkları çalışmada bacak kuvveti ve tork gücüne bakıldı. Gruplar, sakatlık sonrası sahaya dönenler ile sakatlık yaşamayanlar arasında kafein alımı sonrası kuvvet ve diz tork değerlerini incelemeye yönelik oluşturuldu. Kafein ve performans konusunu araştıranların gayet iyi bildiği şekilde, kuvvet ve maksimal tork gücü arasında gruplar arasında anlamlı bir fark görülmedi. Yani kafeinin asıl alanı dayanıklılık; kuvvet tarafında beklenti yüksek tutulmamalı.

Sonuç
Kafeinin performansa etkisi genetik mirasınıza göre farklı gibi görünüyor. Bu, kafeinin işe yaramadığı anlamına gelmiyor; herkeste aynı ölçüde işe yaramayabileceği anlamına geliyor. Her zaman olduğu gibi daha fazla çalışma beklemekte yarar var.

Kaynaklar
Guest N, Corey P, Vescovi J, El-Sohemy A. Caffeine, CYP1A2 Genotype, and Endurance Performance in Athletes. Medicine & Science in Sports & Exercise, 2018;50(8):1570-1578.
Guest NS, Corey P, Tyrrell PN, El-Sohemy A. Effect of Caffeine on Endurance Performance in Athletes May Depend on HTR2A and CYP1A2 Genotypes. Journal of Strength and Conditioning Research, 2022;36(9):2486-2492.











